Mor ve Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mor ve Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.02.2008

DELİ

Hani mutlak iyi veya mutlak kötü yoktu ya, kimse ne tamamen Clara, ne de tepeden tırnağa Erol Taş olamazdı hani...
Aynı bunun gibi, kendi içimde istikrarlı istikrarsızlıklar barındırıyorum. İçimden bir ses dellenip "hadi kalk gidelim" derken, diğeri olabildiğince derine kök salma arzusuyla "bok yeme, otur!" diye dürtüyor onu. Bir an "harç bitti, yapı paydos!" diye ayaklarımı uzatacakken, aklımı rafa kaldırıp, daha iki soluklanmadan yeni bir koşuşturmacanın içine dalıveriyorum. Tam da artık "kimseler inancım kalmadı benim, dost bilip sevdiklerimden el aman dedim" diye terennüm ederken, yine birilerinin şefkatli kollarına bırakmış buluyorum kendimi...




Bir yarım akıllı, bir yarım deli...
Dört yanım akıllı, bir yanım deli...
Herkes akıllı, bir ben deli...
Bir ben deli!



Evet, ruhum sahibini arıyor. Ve tam da yerine düştüm.
Çok ağlattılar, ama farkında olmasalar da bir o kadar büyüttüler beni. Büyüdüm.
Buna rağmen hala bir yarım akıllı, bir yarım deli... Herkes akıllı da, bir benim deli!
Övündükleri sevgileriyle ağlattılar beni.
Sahte düşlerle oyaladılar, aldattılar... Bunlarla büyüttüler beni.

Ve işte karşılarındayım:
Dört yanı akıllı bir yanı deli bir yarımakıllı, bir DELİ...


P.S. Seviyorum sizi Mor ve Ötesi, sağolun!

13.01.2008

Emanet Hayatlar

Birilerinden bir emanet almak ne zor şeydir. Bakman için bırakılmış bir evcil hayvan, giymen için verilmiş bir elbise, ya da işini görsün diye verilmiş bir araba... Hani senin olsa, kazara bir zarar görmüş olması problem değildir de; bir başkasına ait olması tedirgin eder insanı işte. Rahat olamazsın.

Peki ya hayat? Sana ait olmayan, içinde eğreti durduğun bir hayatı sürdürmek ne kadar mümkündür ki? "Öteki"lerin değerleriyle sınırlandırılmış; mutlu olmanın sadece demir parmaklıların ardında denizi görmenle mümkün olduğu; salt "normal" olabilmek uğruna içine hapsolduğun bir hayat...

Seyircilerini memnun etmek için aynı oyunu defalarca sahnelemek... Sevmediğin bir tekstin sana yüklediği repliklerle kısıtlı kalmak... Hem de ışıkların ne zaman tamamen söneceğini bile bilmediğin bir salonda...
Sadece "sen" olamamak, taktığın maskenin ardında nefessiz kalmak...
Yalanlara sığınmak, yalanlarla sarılmak...

Böylesi daha mı kolay?
Ya da, hayat o kadar mı zor?
"Öteki"lerden önce senin mutluluğun gelmez mi?
Sen olmadığında geriye ne kalır ki?
"Normal" olmak şart mı?
Atılır mıyız oyundan benzemezsek onlara?

Hayat... O kadar zor mu?


I am wired,
I am tired
Of being someone that i am not.
Tired of showing,
Tired of going along with all my lies ...

Martin Stranka

http://www.martinstranka.com/

P.S. Thanks for your kindness Strany;)

6.11.2007

O kadar zor mu?


Hayat...
O kadar zor mu?
Atılır mıyız oyundan benzemezsek onlara?
Bahane mi lazım,
Mazeretimiz mi kalmamış?
Çok ayıp olmuş, çok ayıp olmuş...

Kız en güzel, en hafif giysisini giymiş,
Oğlan renkli bir dünya boyamış...
Kapkara kapılar sormuşlar onlara
Ayıp olmaz mı?
Bu işler o kadar kolay mı?
Ayıp olmaz mı?

Hayat...
O kadar zor mu?

Fotoğraf: http://benny-danny.deviantart.com/art/Reach-You-22074728