Oruç Aruoba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oruç Aruoba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.10.2007

Sinek küçüktür ama mide bulandırır

"The little things... There's nothing bigger, is there?"
Vanilla Sky'ın bir sahnesinde böyle diyordu David, "the little things" ile tesadüfleri kastederek... "Tesadüfler hayatımızı nasıl da yönlendiriyor, vallahi pes!" konulu geyiğe hiç sarmayacağım. Bu konudaki fikrim sarihtir: "Ben olmuşum tesadüf, daha nasıl etkilenebilirim ki!"
Zevzememek gerekirse, evet, bir dönem bu mevzuyla kafayı bozmuşluğum da oldu, olmadı değil. Girilmeyen sokaklar, dönülmeyen dönemeçler, açılmayan kapılar kimbilir ne farklı hayatlara gebeydi. Bir forward maile konu olan rahimde taşlaşmış o cenin gibi, doğmamış, doğamamış hayatlarla doluyuz. Ve hepsinin de düğüm noktası şu "little things"... Kaçırılan vapur, çalınan kapı, küçük bir tebessüm, ya da patlayan bir lastik... Her gün onlarca minik detay yönlendiriyor hayatımızın seyrini, rotamızı onlar çiziyor.. Bir şekilde sınanıyoruz da tüm bu hengame içinde... Hem sadece biz değil, çevremizdekiler, değer verdiklerimiz de geçiyor aynı sınavlardan... Sonunda da olan bu:

"Yaşamında, yürüyüp yürüyüp, bir an durunca, çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş kişilerden hiçbiri yok yanında:-
Sen, bir an, "buradayım" demek için durunca,
onlar, artık, "orada" olacaklar - "buradayım artık" bile
demeyecekler sana, "orada"larından seslenerek...
"Burada"nda kimse bulunmayacak - "orada"ndan da kimse seslenmeyecek sana..."*

Son 5 sene içinde bu sözlere karşı yaklaşımım "yok artık, daha neler..."den, "adam içimi okumuş"a doğru değişti.
Hayatın acımasızlığı insanlara yansıyor, büyüdükçe çirkinleşiyor çehrelerimiz. Herkes kendi derdinde yana döne yaşıyor; "hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için!"ler tedavülden kalkıyor, yerine "benden sonra tufan..." geçiyor. Tüm bunları keşfetmemizi sağlayan da yine şu "little things" oluyor.
The little things...
There's nothing bigger, is there?


*Oruç Aruoba, DE Kİ İŞTE

P.S: Bu yazıya 4 gün önce Drama odasında başlamıştım, Gamze'nin evinde bitirmek kısmetmiş!