4.10.2008

Pişmaniye tadında

Pakize Suda öyle ironik, öyle bildiğimiz ama "görmeli mi görmemeli mi..." terennümüyle geçiştirdiğimiz manzaralardan bahsetmiş ki, buraya taşımadan yapamadım.
Önce bir okuyalım:


"Baktığını gören insanlardansanız, seyretmekte olan arabaların içindeki çekirdek ailelerin yüzlerindeki o mutsuz ifadeye de defalarca şahit olmuşsunuzdur.
Bayram tatili boyunca yine dikkat ettim de... Birinin yüzü gülse ya!
Gezintiye çıkmış, yahut bayram ziyaretinden dönüyor olmaktan çok, taziyeden geliyor gibiydi hepsi.
Evde nasıllar acaba?
Öyle mutsuzlar ki, sokaktan medet umup atladılar arabaya...
Fakat boşuna.
Yüz kasları donmuş adeta. Yüksek dozda kas gevşetici lazım.
Arka koltuktaki çocuklar da aynı.
Yahut evde çok mutlular...
Fakat taraflardan biri sokak diye tutturunca bir gerginlik yaşandı, o sürüyor.

Büyük ihtimalle kadın tutturmuştur.
Erkek, koltukta uyuklamak, televizyona bakmak, sınıfına göre internette sörf yahut ufak tefek tamiratlar yapmak istemiş, kadınsa "Çocuk patladı evde!" diye gürlemiştir.
İyi ki şu çocuklar var... Kadınların hali ne olurdu bilmiyorum.
Çocuk sıkıldı...
Çocuk istedi...

Çocuk tutturdu...
Çocuk seni özledi...
*
(...)Uzatmayayım, şunu diyeceğim:
Evlilik aşkı öldürür diye klişe bir söz var ya... Doğrudur fakat öldürme direkt olmaz.
Evliliğin esas öldürdüğü şey başkadır. İdealleri, hayalleri öldürür evlilik.
İdealleri, hayalleri ölmüş adamın aşkından ne hayır gelir sorarım size?
Mesele budur bana sorarsanız.
Arabaların içindeki erkeklerle kadınların asık suratlarının nedeni de budur.
Erkek kaptan olup uzak diyarlara gitmek istiyordu belki... Kadın dünyanın her yerinde çocuk fotoğrafları çekmek... Şimdi gittikleri en uzak yer erzak düzdükleri market!

*
Özellikle genç yaşta evlenenlere sormak istemişimdir hep... Merak ettiğiniz, yapmak, görmek, vakit ayırmak istediğiniz her şey bitti mi?
Evli olma hali bütün zamanını alır çünkü insanın... Hani belki bilmiyorsunuzdur...
Demek baktınız, ölçüp biçtiniz, düşünüp taşındınız, yanınızda bir adamla/kadınla televizyonun karşısında oturmaya, arada marketten bulgurla tuvalet kağıdı almak için kalkmaya, uzatmayayım yaşıyormuş gibi yapmaya karar verdiniz öyle mi?
Allah mesut etsin!

Laf olsun diye söylemiyorum, hakikaten işiniz Allah’a kalmış."

--------------

İdealleri, hayalleri ölmüş bir adamın aşkından ne hayır gelir?
İdealleri, hayalleri ölmüş bir adamın kendine ne hayrı olur ki?
Gereklilik kipinde yaşanan bir hayata razı olmaktan başka nedir ki bu?

Hakikaten nedir evlilik?
Evlilik: İki sevgiliyi, sevişmeyi bile görev kabilinden gördükleri için "belirli gün ve haftalar"da icra eden iki ev arkadaşına dönüştürerek, muradına erdiren "evet-imza-alyans" bütünü.

Evliliğin Amacı
Evliliğin amacını kısaca "mutlu olmak" olarak kabul edersek, çevremizde amacından sapmış onlarcası varken neden hala evleniyoruz? (ey insanlık, sorum sana!)


a) Bizimkisi farklı olur umuduyla mı? (ki bu en masum neden)

b) Sevgiliyle birlikte yaşamanın meşru hali olduğu için mi? (Türkiye'ye özel şık)
c) Düzenli bir "aile hayatı" (Bkz: mangal başı/mutfak misafirlikleri) kurmanın, çoluk çocuğa karışmanın vakti geldiğinden mi? (Türkiye için bonus: "Evde kalma" baskısı ve/veya işgüzar ebeveynlerin münasip bir kısmet avına çıkması)

d) "Yaşlılıkta yalnız kalmamak" için mi? (Öne sürülen belki de en bencilce gerekçe)
e) Yoksa hiç düşünmeden, yalnızca sıramızı savmak için mi? (sıradakiii...)

Sonuç
Bunlar için "yaşıyormuş gibi yapmaya" gerçekten de değer mi?


P.S.
Evet, kötümser, kapkara bir yazı oldu bu.
Ama kendini bildiğinden beri "evlilik" yüzünden acı çekmiş, hala da çilesini dolduramamış bir insandan daha ne beklenebilir ki!

5 yorum:

**NOSTATIC** dedi ki...

Bunlar için "yaşıyormuş gibi yapmaya" gerçekten de değer mi?
Değmiyormuş gerçekten!Sebebi ne olursa olsun yaşanmadan bilinemiyor işte yaşanacakların getireceği hayattan çalınan yıllar.Karamsar değil bence bu yazı,benim içim ferahladı:Sadece ben değilmişim evliliği hayatımın en kötü anılarının liste başı yapan diye!yüreğine sağlık!oh:)

"Göz" dedi ki...

Diyecek tek bir şey var bu durumda:
Oh!
:)

***NoSTATIC*** dedi ki...

Tadından yinmez=)

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Oh afiyet şeker bal ossun.:)

"Göz" dedi ki...

ossun di mi ince gülüm:)