Tam bu noktada takıldım kaldım, o konuşmaya devam ederken ben sadece zihnimde uçuşan fikirlerden sıyrılıp gerçek dünyaya dönmeye çabalıyordum.
"Kendimi onunla aldatıyorum" derken eşinden bahsediyordu. Evet biliyordum, muhteşem bir evlilik değildi onlarınki, ama hangisi öyleydi ki... "Bizimkisi bir şirketi yürütmek gibi..." demişti daha önce de, "ortak ürünümüzün iyiliği için çalışıyoruz."
Bu muydu hayatın kalanı için öngörülen rota? "Ortak ürünün iyiliği için birlikte yaşamaya katlanma" ekseninde seyrederken; görev paylaşımında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme, akşamları eşinle yarım saat-çözülmesi gereken mali sorunlar ya da ekstra bir gündem maddesi söz konusuysa belki bir saat-konuşma, ve bu esnada bir yandan da televizyon izlerken meyve yeme; haftasonları benzer durumdaki "iyi arkadaş"larla buluşup-kadınlar mutfakta ya da salonda, erkekler mangal başında veya içki sofrasında-hep aynı konularda (çocuklar, fazla kilolar, alışveriş, kocalar/para (iş), futbol,

Hadi Havva o zaman bunları tahmin edemedi ve bile bile lades dedi; peki biz neden canımızı yakacağını bildiğimiz bu elmadan bir ısırık almak için hala bu kadar hevesliyiz?
Fotoğraf: http://paranoyiqzz.deviantart.com/art/FORBIDDEN-81989885